BEŞİKTAŞLI SEVGİLİ

''Yaş otuz beş,yolun yarısı eder...'' şiirinin yaratıcısı Cahit Sıtkı Diyarbakır'da henüz çocukken,büyükannesinden bir masal dinler...
Masalda, dara düşen yaşlı bir kadın,kendisine yardım eden gence saçından kopardığı iki teli verir ve der ki;
''Oğlum,ne zaman başın dara düşerse bu iki tel saçı birbirine sürterek çakıştır,karşına ''Abbas'' adında bir yiğit çıkacaktır.Ona ne istersen söyle,anında yerine getirecektir....''
Çocuk...genç ve olgun Cahit Sıtkı'nın aklından bu masal ve ''Abbas'' ismi hiç çıkmaz...
Eğitim için gittiği Fransa'dan 2.Dünya Savaşı nedeniyle Türkiye'ye döndüğünde yedek subay olarak askere alınır ve Edremit'de Sahil Muhafaza Taburunda göreve başlar.
O dönemde her subaya bir emir eri tahsis edilmektedir.
Cahit Sıtkı'da emir eri seçmek için birliğinin künye defterini incelediğinde ''Midyat'lı Abbas'' isimli bir ere gözü ilişir ve o eri emir eri olarak yanına alır.
Büyükannesinin masalındaki ''Abbas'' aklına gelmiştir yine...
Günler geçtikçe Asteğmen Cahit Sıtkı ve Er Abbas birbirlerini yakından tanırlar ve aralarında büyük bir güven,sevgi ve bağlılık oluşur...
Bir akşam kendisine rakı sofrası kuran Abbas'a Cahit Sıtkı takılır...;
''Abbas, bana İstanbul'da Beşiktaş'ta oturan sevgilim Mihrimah'ı kaçırır getirir misin?
Abbas asker selamını çakar ve...;
''Emret kumandanım'' der...kaçırır ve getiririm !...''
Akşam geceye doğru akar ve iki Güneydoğulu asker dertleşerek rakılarını yudumlarlar...
Sabahleyin kahvaltı sofrasına oturan Cahit Sıtkı, karşısında duran Abbas'ı çarşı kıyafetiyle görünce şaşırır ve sorar...;
''Hayrola Abbas,niye böyle giyindin ?..''
''İstanbul'a gideceğim kumandanım.''
''N'apacaksın sen istanbul'da ?''
''Beşiktaşa gideceğim ve emrin üzerine,senin sevgilini kaçırıp getireceğim...''
Cahit Sıtkı gözyaşlarını göstermemek için hızla kalkar ve odasına girer...
Bir süre sonra da işte o hepimizin ezbere bildiği ünlü şiirini yazar ;
''HAYDİ ABBAS VAKİT TAMAM''
***

Henüz 46 yaşındayken kaybettiğimiz bu büyük şairimizin Beşiktaşlı sevgilisi, yine Diyarbakırlı büyük yazar Vedat Günyol'un kızkardeşi Mihrimah Hanım'dan başkası değildir.
Diyarbakır'da Vedat'la çocukluk ve ilk gençlik yıllarını birlikte geçiren Cahit Sıtkı arkadaşının kızkardeşine aşık olmuş ve fakat bunu hiç kimselere söyleyememiştir...
Yıllar sonra iki arkadaşın yolu Paris'de kesiştiğinde Cahit Sıtkı, çoktan evlenmiş olan Mihrimah'a olan gizli aşkını Vedat Günyol'a itiraf eder...
Vedat Günyol'un bu itiraf üzerine Cahit Sıtkı'ya söylediği cümle, şahsen benim gözlerimin yaşarmasına neden olacak kadar muhteşemdir...;

'' Ah Cahit.... keşke o zaman söyleseydin bunu bana... Seni kız kardeşimle evlendirmeye çalışırdım…”

kemal gürleyen
***

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.

Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.

Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana.

 

Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan…

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !